Dayton Antlaşması

Bosna Savaşı, 1992 yılında başlayan ve üç yılı aşkın süre boyunca Bosna-Hersek'i yıkıma uğratan savaşın ardından 1995 yılının sonlarında sona erdi.

Ancak savaşın sona ermesi kendiliğinden gerçekleşmedi.

1995 yılına gelindiğinde Bosna-Hersek'teki askeri dengeler değişmiş, Srebrenica Soykırımı ve Žepa'nın düşmesi uluslararası toplum üzerindeki baskıyı artırmış, Saraybosna çevresindeki saldırılar ve Markale Pazarı'na yönelik saldırının ardından NATO hava operasyonları başlamıştı.

Sahadaki gelişmelerin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri'nin yürüttüğü yoğun diplomatik girişimler, tarafları savaşın sona erdirilmesi için müzakere masasına getirdi.

Bu görüşmelerin sonucunda ortaya çıkan anlaşma, Dayton Barış Anlaşması olarak tarihe geçti.

Dayton, yalnızca savaşı durduran bir ateşkes metni değildi.

Aynı zamanda Bosna-Hersek'in savaş sonrası devlet yapısını belirleyen anayasal düzenin temelini oluşturdu. Anlaşma; askeri düzenlemelerden seçimlere, mültecilerin dönüşünden insan haklarına, anayasal yapıdan savaş sonrası sivil yönetime kadar çok sayıda konuyu kapsayan 11 ekten oluşuyordu.

 

DAYTON'A GİDEN YOL

1995 yılı Bosna Savaşı açısından bir dönüm noktasıydı.

Savaşın ilk yıllarında Bosna-Hersek topraklarının büyük bölümü çatışmaların etkisi altında kalmış, yüz binlerce insan öldürülmüş veya yaralanmış, milyonlarca insan evlerinden edilmişti.

Srebrenica'nın Temmuz 1995'te düşmesi ve ardından 8.000'den fazla Boşnak erkek ve çocuğun öldürülmesi, savaşın en ağır aşamalarından birini oluşturdu.

Ağustos 1995'te Hırvatistan'daki askeri gelişmeler ve Bosna-Hersek'teki güç dengelerinin değişmesiyle birlikte savaş alanındaki durum yeniden şekillendi.

Bunun ardından NATO'nun Bosnalı Sırp güçlerine yönelik hava operasyonları başladı.

Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri, savaşın taraflarını kapsamlı bir barış anlaşmasına götürmek amacıyla diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdı.

Artık mesele yalnızca cephede üstünlük sağlamak değildi.

Bosna-Hersek'in savaş sonrasında nasıl bir devlet olarak varlığını sürdüreceği sorusu da masadaydı.

 

DAYTON GÖRÜŞMELERİ

Barış görüşmeleri Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaletindeki Dayton kentinde bulunan Wright-Patterson Hava Üssü'nde gerçekleştirildi.

Görüşmeler Kasım 1995'te başladı.

Bosna-Hersek'i Aliya İzzetbegoviç, Hırvatistan'ı Franjo Tuđman, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ni ise Slobodan Milošević temsil etti.

Amerika Birleşik Devletleri adına müzakerelerin en önemli diplomatik aktörlerinden biri Dışişleri Bakanı Warren Christopher ve müzakere sürecinin başındaki isimlerden biri Richard Holbrooke oldu.

Görüşmeler son derece yoğun ve karmaşık bir diplomatik süreç içerisinde yürütüldü.

Çünkü masadaki mesele yalnızca silahların susturulması değildi.

Toprakların nasıl paylaşılacağı.

Mültecilerin evlerine dönüp dönemeyeceği.

Savaş sırasında yerlerinden edilen insanların hakları.

Bosna-Hersek'in anayasal yapısı.

Askeri güçlerin ayrılması.

Seçimlerin nasıl yapılacağı.

Savaş suçlarının yargılanması.

Ve Bosna-Hersek devletinin savaş sonrasında nasıl işleyeceği gibi çok sayıda konu aynı anda müzakere edildi.

 

21 KASIM 1995

Görüşmelerin sonucunda taraflar 21 Kasım 1995'te Dayton'da barış anlaşmasının temel metni üzerinde uzlaşmaya vardı.

Anlaşma daha sonra Paris'te resmen imzalandı.

14 Aralık 1995'te Bosna-Hersek adına Aliya İzzetbegoviç, Hırvatistan adına Franjo Tuđman ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adına Slobodan Milošević tarafından anlaşma imzalandı.

Böylece 1992'de başlayan Bosna Savaşı resmen sona erdi.

Dayton Anlaşması'nın temel amacı Bosna-Hersek'te kalıcı bir barış düzeni oluşturmak ve savaşın yeniden başlamasını önleyecek siyasi ve askeri mekanizmaları kurmaktı.

 

BOSNA-HERSEK DEVLET OLARAK KALDI

Dayton'un en önemli sonuçlarından biri, Bosna-Hersek'in bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesinin anayasal olarak güvence altına alınmasıydı.

Anlaşmanın IV. Eki olan Bosna-Hersek Anayasası, Bosna-Hersek'in uluslararası hukuk bakımından devlet olarak devam ettiğini açıkça ortaya koydu.

Bosna-Hersek'in uluslararası alanda tanınmış sınırları korundu.

Saraybosna başkent olarak kaldı.

Bosna-Hersek'in Birleşmiş Milletler üyeliği ve uluslararası kişiliği devam etti.

Ancak savaşın ardından devletin iç yapısı önemli ölçüde değiştirildi.

 

İKİ ENTİTELİ YAPI

Dayton Anlaşması'nın Bosna-Hersek'e getirdiği en önemli siyasi düzenlemelerden biri, ülkenin iki entiteden oluşan bir yapıya kavuşturulmasıydı.

Bunlar:

 

BOSNA-HERSEK FEDERASYONU

ve

REPUBLIKA SRPSKA

 

Anayasa'nın I. maddesine göre Bosna-Hersek, bu iki entiteden oluşan tek bir devlet olarak tanımlandı.

Bu nedenle Dayton sonrasında ortaya çıkan yapı, iki ayrı devletin birleşmesinden oluşan bir devletler birliği değildi.

Bosna-Hersek tek bir uluslararası hukuk kişiliğine sahip devlet olarak devam ederken, ülkenin iç yönetiminde iki entiteye geniş yetkiler verildi.

 

BOSNA-HERSEK FEDERASYONU

Bosna-Hersek Federasyonu, Boşnaklar ve Hırvatlar arasındaki 1993–1994 çatışmalarının ardından imzalanan Washington Anlaşması temelinde oluşturulmuştu.

Dayton sonrasında Federasyon, Bosna-Hersek'in iki entitesinden biri olarak anayasal sistemin parçası hâline geldi.

Federasyon kendi içerisinde kantonlara ve belediyelere ayrıldı.

Böylece savaş sonrasında Bosna-Hersek'teki yönetim sistemi yalnızca devlet ve entite düzeylerinden oluşmadı.

Devlet.

Entite.

Kanton.

Belediye.

gibi birden fazla yönetim düzeyi ortaya çıktı.

Bu yapı, Bosna-Hersek'in günümüzdeki siyasi sisteminin de temelini oluşturdu.

 

REPUBLIKA SRPSKA

Republika Srpska da Dayton Anlaşması ile Bosna-Hersek'in iki entitesinden biri olarak anayasal sistem içerisinde yer aldı.

Savaş sırasında Bosnalı Sırp güçlerinin kontrolünde bulunan bölgelerden oluşan bu entite, Dayton sonrasında Bosna-Hersek'in uluslararası tanınmış sınırları içerisinde anayasal statü kazandı.

Burada önemli olan nokta şudur:

Dayton, Republika Srpska'yı bağımsız bir devlet olarak tanımadı.

Bosna-Hersek Anayasası açık biçimde Bosna-Hersek'i tek bir devlet olarak tanımlarken Republika Srpska'yı bu devletin iki entitesinden biri olarak düzenledi.

 

BRČKO MESELESİ

Dayton görüşmelerinde çözülemeyen önemli konulardan biri Brčko bölgesiydi.

Brčko, Bosna-Hersek'in kuzeyinde, ülkenin doğu ve batı bölgeleri arasındaki bağlantı açısından stratejik bir konuma sahipti.

Bu nedenle bölgenin hangi entiteye bağlanacağı büyük önem taşıyordu.

Dayton'da taraflar Brčko'nun statüsünün daha sonra tahkim yoluyla belirlenmesi konusunda anlaştı.

1999 yılında verilen nihai tahkim kararıyla Brčko, iki entitenin doğrudan siyasi kontrolü dışında özel bir idari statüye sahip olacak şekilde düzenlendi.

Daha sonra Brčko Bölgesi, Bosna-Hersek'in egemenliği altında tek bir idari birim olarak yapılandırıldı.

Bugün Brčko District, Bosna-Hersek içerisinde özel statülü bir idari bölgedir.

 

DAYTON ANAYASASI

Dayton Anlaşması'nın IV. Eki, doğrudan Bosna-Hersek Anayasası olarak kabul edildi.

Bu anayasa, ülkenin siyasi sisteminin temelini oluşturdu.

Bosna-Hersek devlet düzeyinde:

Cumhurbaşkanlığı,

Parlamento,

Anayasa Mahkemesi,

Merkez Bankası,

Bakanlar Konseyi

gibi kurumlar oluşturuldu.

Devlet ile entiteler arasındaki yetki paylaşımı da anayasa tarafından belirlendi.

Anayasaya göre açık biçimde devlet kurumlarına verilmemiş yetkiler esas olarak entitelere bırakıldı.

Bu nedenle savaş sonrasında Bosna-Hersek'te devlet düzeyi ile entite düzeyi arasında karmaşık bir yetki paylaşımı ortaya çıktı.

 

ÜÇ KURUCU HALK

Dayton Anayasası Bosna-Hersek'in Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplarını “kurucu halklar” olarak tanımladı.

Bunun yanında ülkedeki diğer vatandaşların haklarını da anayasal sistem içerisinde güvence altına aldı.

Bu yapı, Bosna-Hersek'in savaş sonrası siyasi sisteminin temel özelliklerinden biri hâline geldi.

Ancak savaşın etnik temelde şekillenmiş olması ve siyasi sistemin de büyük ölçüde bu gerçeklik üzerine kurulması, Dayton sonrasında Bosna-Hersek'in demokratik ve siyasi hayatında uzun süre devam eden tartışmaların temelini oluşturdu.

 

MÜLTECİLER VE EVLERE DÖNÜŞ

Dayton'un önemli bölümlerinden biri de savaş sırasında yerlerinden edilen insanların geri dönüşüydü.

Savaş boyunca milyonlarca insan evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Bazıları ülke içinde başka bölgelere kaçmıştı.

Bazıları ise Bosna-Hersek dışına çıkmıştı.

Anlaşmanın VII. Eki, mültecilerin ve yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönme hakkını güvence altına aldı.

İnsanların savaş öncesindeki evlerine dönmeleri, mülklerine yeniden sahip olmaları ve mülklerinin iade edilmesi barış düzeninin önemli unsurlarından biri olarak kabul edildi.

Ancak kâğıt üzerinde tanınan dönüş hakkının uygulanması kolay olmadı.

Savaş sırasında nüfus yapısı değişmişti.

Evler yıkılmıştı.

Bazı bölgelerde farklı topluluklar artık çoğunluk hâline gelmişti.

Bu nedenle savaş sonrasında milyonlarca insanın geri dönüşü yıllar süren siyasi, ekonomik ve sosyal mücadele gerektirdi.

 

SAVAŞIN ASKERİ OLARAK SONA ERMESİ

Dayton Anlaşması yalnızca siyasi düzenlemeler getirmedi.

Askeri düzenlemeler de anlaşmanın önemli bir bölümünü oluşturdu.

Anlaşmanın I-A Eki, savaşan tarafların askeri güçlerini ayırmasını ve barışın uygulanması için uluslararası bir gücün Bosna-Hersek'e konuşlandırılmasını öngördü.

NATO öncülüğündeki IFOR – Implementation Force, Dayton'un askeri hükümlerinin uygulanmasına yardımcı olmak üzere Bosna-Hersek'e gönderildi.

IFOR daha sonra SFOR – Stabilisation Force tarafından devralındı.

Böylece savaş boyunca karşı karşıya gelen silahlı güçler arasında yeni bir güvenlik düzeni kurulmaya çalışıldı.

 

SAVAŞ SUÇLARI VE ADALET

Dayton, savaşın sona ermesini sağlarken savaş suçlarının tamamen unutulması anlamına gelmedi.

Bosna Savaşı sırasında işlenen savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve Srebrenica Soykırımı konusunda uluslararası yargı süreçleri devam etti.

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bosna Savaşı sırasında işlenen suçlarla ilgili çok sayıda soruşturma ve dava yürüttü.

Dayton Anlaşması'nın VII. ve diğer ilgili ekleri, savaş sırasında yerlerinden edilenlerin dönüşü ve insan haklarının korunması gibi konuları da barış düzeninin parçası hâline getirdi.

Bu nedenle Dayton yalnızca “silahların bırakılması” değil, savaş sonrasında adalet, insan hakları ve yeniden yapılanma için de bir çerçeve oluşturdu.

 

DAYTON'UN EN BÜYÜK ÇELİŞKİSİ

Dayton Anlaşması bir taraftan savaşı sona erdirdi.

Diğer taraftan savaş sırasında oluşan etnik ve siyasi bölünmeleri devletin anayasal yapısına büyük ölçüde yansıttı.

Bosna-Hersek bugün tek bir devlet olarak varlığını sürdürmektedir.

Ancak devletin içerisinde iki entite, Federasyon içerisinde kantonlar, ayrıca özel statülü Brčko Bölgesi ve çok katmanlı siyasi kurumlar bulunmaktadır.

Bu sistemin temel amacı, savaşın tarafları arasında güç paylaşımı ve siyasi denge oluşturmaktı.

Fakat aynı yapı, Bosna-Hersek'teki karar alma mekanizmalarını karmaşıklaştıran ve siyasi anlaşmazlıkların çözümünü zorlaştıran bir yönetim sistemi ortaya çıkardı.

Bu nedenle Dayton, Bosna-Hersek tarihinde hem barışı sağlayan anlaşma hem de savaş sonrası siyasi düzenin temelini oluşturan anayasal çerçeve olarak değerlendirilir.

 

DAYTON'UN BOSNA'YA BIRAKTIĞI MİRAS

Dayton'dan önce Bosna-Hersek'te savaş vardı.

Dayton'dan sonra barış geldi.

Ancak barış, savaşın bütün sonuçlarını ortadan kaldırmadı.

Toplu mezarlar açılmaya devam etti.

Kayıplar arandı.

Mülteciler evlerine dönmeye çalıştı.

Yıkılan şehirler yeniden inşa edildi.

Savaş suçları davaları yıllarca devam etti.

Srebrenica'da kimlikleri belirlenen kurbanlar Potočari'de toprağa verildi.

Bosna-Hersek yeniden kuruldu.

Ancak savaşın değiştirdiği demografik yapı ve Dayton'un oluşturduğu karmaşık siyasi sistem ülkenin geleceğini şekillendirmeye devam etti.

 

14 ARALIK 1995

14 Aralık 1995.

Paris.

Bosna Savaşı'nın sona erdiği gün.

Üç yılı aşkın savaşın ardından silahlar sustu.

Ancak Bosna'nın hikâyesi burada bitmedi.

Çünkü Dayton, savaşın sonunu yazarken aynı zamanda savaş sonrası Bosna-Hersek'in yeni siyasi düzeninin ilk sayfasını açtı.

Saraybosna yeniden inşa edilmeye başladı.

Mostar yeniden ayağa kalktı.

İnsanlar evlerine dönmeye çalıştı.

Potočari'de kayıplar için mezarlar yapılmaya devam etti.

Ve Bosna-Hersek, savaşın bıraktığı ağır mirasla birlikte yeni bir devlet düzeninde yaşamaya

başladı.

 

DAYTON VE BOSNA'NIN BUGÜNÜ

Bugünkü Bosna-Hersek'i anlamak için Dayton Anlaşması'nı anlamak gerekir.

Çünkü ülkenin anayasal yapısı, siyasi kurumları ve entiteler arasındaki yetki paylaşımının temelinde Dayton vardır.

Bosna-Hersek uluslararası hukuk bakımından tek bir egemen devlettir.

Federation of Bosnia and Herzegovina ve Republika Srpska, bu devletin iki entitesidir.

Brčko ise özel statülü bir idari bölgedir.

Dayton savaşı bitirdi.

Fakat Bosna'nın savaşla hesaplaşması, kayıplarını bulması ve farklı toplulukların ortak bir gelecek kurma çabası uzun yıllar devam etti.

Bu nedenle Dayton'u yalnızca bir barış anlaşması olarak değil, Bosna-Hersek'in savaş sonrası hayatının başlangıç noktası olarak görmek gerekir.

 

SON SÖZ

Bosna Savaşı'nın sonunda bir masa kuruldu.

O masada üç taraf vardı.

Bosna-Hersek.

Hırvatistan.

Yugoslavya Federal Cumhuriyeti.

Masada savaşın haritası vardı.

Milyonlarca insanın yerinden edilmişliği vardı.

Yıkılmış şehirler vardı.

Saraybosna vardı.

Mostar vardı.

Srebrenica vardı.

Potočari vardı.

Ve artık savaşın sona erdirilmesi gerekiyordu.

21 Kasım 1995'te Dayton'da anlaşmaya varıldı.

14 Aralık 1995'te Paris'te imzalar atıldı.

Silahlar sustu.

Ancak savaşın bıraktığı izler susmadı.

Dayton, Bosna'ya barışı getirdi.

Fakat barışın ardından yeni bir soru ortaya çıktı:

Savaşın böldüğü bir ülke, aynı hafızanın içinde nasıl yeniden birlikte yaşayacaktı?

Bosna-Hersek'in sonraki otuz yılı, büyük ölçüde bu sorunun cevabını aramakla geçti.

Dayton Antlaşması