Yugoslavya

Yugoslavya, Güney Slav halklarının büyük bölümünü aynı siyasi yapı içerisinde bir araya getiren ve XX. yüzyılın büyük bölümünde Balkanlar'ın siyasi, ekonomik ve toplumsal hayatında önemli rol oynayan bir devletti.

Yugoslavya'nın tarihini anlamak için ülkenin tek bir devlet olarak kurulup aynı biçimde devam ettiğini düşünmek doğru değildir. Yugoslavya'nın siyasi yapısı zaman içerisinde değişti. Krallık dönemi, II. Dünya Savaşı yılları ve Josip Broz Tito dönemindeki sosyalist federasyon, ülkenin tarihindeki başlıca aşamaları oluşturdu.

 

YUGOSLAV FİKRİNİN ORTAYA ÇIKIŞI

Yugoslavya düşüncesinin temelinde Güney Slav halklarının ortak bir siyasi yapı altında birleşmesi fikri bulunuyordu.

Sırplar, Hırvatlar, Slovenler, Boşnaklar, Karadağlılar ve Makedonlar gibi Güney Slav toplulukları tarih boyunca farklı imparatorlukların ve devletlerin yönetimi altında yaşamıştı. XIX. yüzyılda Avrupa'da milliyetçilik düşüncesinin güçlenmesiyle birlikte Güney Slav halklarının siyasi birlik oluşturması fikri de daha fazla tartışılmaya başlandı.

Ancak bu toplulukların tamamı aynı siyasi, dini ve kültürel geçmişe sahip değildi. Sırplar ve Karadağlılar büyük ölçüde Ortodoks Hristiyan geleneğine, Hırvatlar ve Slovenler ağırlıklı olarak Katolik geleneğe, Bosna-Hersek'teki Boşnaklar ise büyük ölçüde Müslüman geleneğe sahipti.

Bu farklılıklar, Yugoslavya'nın kuruluşundan itibaren ülkenin siyasi ve toplumsal yapısında önemli bir unsur oldu.

 

YUGOSLAVYA KRALLIĞININ KURULUŞU

I. Dünya Savaşı'nın sona ermesi Balkanlar'daki siyasi haritayı önemli ölçüde değiştirdi.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanmasının ardından Slovenler, Hırvatlar ve Sırpların yaşadığı bazı topraklarda yeni siyasi düzenlemeler ortaya çıktı.

1 Aralık 1918 tarihinde Sırbistan Krallığı ile Sloven, Hırvat ve Sırp Devleti birleşti. Böylece Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler Krallığı kuruldu.

Yeni devletin sınırları içerisinde günümüzde Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Kosova'nın bulunduğu bölgelerin önemli bölümleri yer alıyordu.

1929 yılında Kral I. Aleksandar yönetim biçimini değiştirdi ve ülkenin adı Yugoslavya Krallığı olarak kullanılmaya başlandı.

 

YUGOSLAVYA KRALLIĞI'NDA BOSNA-HERSEK

Bosna-Hersek, Yugoslavya Krallığı'nın kuruluşundan itibaren yeni devletin sınırları içerisinde yer aldı.

Bosna-Hersek'in nüfusu farklı dini ve etnik topluluklardan oluşuyordu. Müslüman Boşnaklar, Ortodoks Sırplar ve Katolik Hırvatlar bölgede önemli nüfus gruplarıydı.

Krallık döneminde Bosna-Hersek'in idari yapısı birkaç kez değiştirildi.

1929'dan sonra uygulanan yeni idari düzenlemelerde tarihsel Bosna-Hersek sınırları esas alınmadı ve bölge farklı banlıkların içerisine dağıtıldı.

Bu uygulama Bosna-Hersek'in tarihsel ve idari bütünlüğü açısından önemli bir değişiklik meydana getirdi.

 

II. DÜNYA SAVAŞI VE YUGOSLAVYA

II. Dünya Savaşı Yugoslavya'nın tarihindeki en büyük kırılmalardan biri oldu.

1941 yılında Mihver Devletleri Yugoslavya'yı işgal etti.

Yugoslavya Krallığı kısa sürede parçalandı ve ülkenin farklı bölgelerinde çeşitli yönetimler kuruldu.

Hırvatistan'da Bağımsız Hırvatistan Devleti adıyla Mihver yanlısı bir rejim oluşturuldu. Bosna-Hersek topraklarının büyük bölümü de bu yapının sınırları içerisinde yer aldı.

Savaş sırasında Yugoslavya'nın birçok bölgesinde ağır çatışmalar ve kitlesel şiddet yaşandı.

İşgal kuvvetlerine karşı iki önemli silahlı hareket ortaya çıktı. Bunlardan biri Draža Mihailović liderliğindeki Çetnik hareketi, diğeri ise Josip Broz Tito liderliğindeki Partizan hareketiydi.

Partizanlar zaman içerisinde geniş bir destek alanı oluşturdu ve savaşın sonunda Yugoslavya'nın siyasi geleceğinde belirleyici güç haline geldi.

 

SOSYALİST YUGOSLAVYA'NIN KURULUŞU

II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle Yugoslavya'da monarşi sona erdi.

Josip Broz Tito liderliğindeki Komünist Parti ülkenin siyasi kontrolünü ele geçirdi.

1945 yılında Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti kuruldu.

Yeni devlet federal bir sistem üzerine kuruldu.

Yugoslavya içerisinde altı cumhuriyet bulunuyordu:

 

SIRBİSTAN

HIRVATİSTAN

SLOVENYA

BOSNA-HERSEK

KARADAĞ

MAKEDONYA

 

Sırbistan'ın içerisinde ayrıca Kosova ve Voyvodina için özerk statüler oluşturuldu.

Bu federal yapı, farklı ulusal ve bölgesel toplulukların aynı devlet içerisinde siyasi bir sistem altında tutulmasını amaçlıyordu.

 

TİTO DÖNEMİ

Josip Broz Tito, 1945'ten 1980 yılındaki ölümüne kadar Yugoslavya'nın siyasi hayatının merkezindeki isim oldu.

Tito yönetimindeki Yugoslavya, Sovyetler Birliği'nden farklı bir sosyalist model geliştirdi.

1948 yılında Tito ile Josef Stalin arasında yaşanan siyasi anlaşmazlık Yugoslavya'nın Sovyetler Birliği ile ilişkilerinin kopmasına yol açtı.

Bu gelişmenin ardından Yugoslavya, Sovyet blokundan bağımsız bir sosyalist politika izlemeye başladı.

Yugoslavya'nın kendine özgü sosyalist ekonomik modeli, işçilerin işletmelerin yönetimine belirli ölçülerde katıldığı işçi öz yönetimi sistemi üzerine kuruldu.

Ülke aynı zamanda Batı ile Sovyetler Birliği arasında bağımsız bir dış politika izlemeye çalıştı.

 

BAĞLANTISIZLAR HAREKETİ

Yugoslavya'nın dış politikasındaki en önemli gelişmelerden biri Bağlantısızlar Hareketi'nin ortaya çıkışında oynadığı roldü.

Tito, Hindistan Başbakanı Jawaharlal Nehru, Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır, Endonezya Cumhurbaşkanı Sukarno ve Gana Cumhurbaşkanı Kwame Nkrumah gibi liderlerle birlikte sömürgecilik karşıtı ve bloklar dışında kalmayı savunan uluslararası bir siyasi hareketin gelişmesine katkıda bulundu.

1961 yılında Belgrad'da Bağlantısızlar Hareketi'nin ilk zirvesi gerçekleştirildi.

Bu durum Yugoslavya'nın uluslararası siyasette sahip olduğu konumu güçlendirdi.

 

YUGOSLAVYA'NIN FEDERAL YAPISI

Sosyalist Yugoslavya, altı cumhuriyetten oluşan federal bir devletti.

Her cumhuriyetin kendi siyasi ve idari kurumları bulunuyordu.

Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan, Karadağ ve Makedonya federal sistem içerisinde cumhuriyet statüsüne sahipti.

Bu yapı içerisinde Bosna-Hersek'in konumu diğer cumhuriyetlerden farklı özellikler taşıyordu.

Bosna-Hersek'in nüfusu tek bir ulusal topluluktan oluşmuyordu. Müslüman Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar ülkenin temel nüfus gruplarıydı.

1960'lı yıllarda Yugoslavya yönetimi Bosna-Hersek'teki Müslüman nüfusu ayrı bir ulusal kategori olarak tanımaya başladı.

1968 yılında Müslümanlar Yugoslavya'nın resmî ulusal kategorilerinden biri haline geldi.

Daha sonraki yıllarda bu topluluk için Boşnak kimliği kullanılmaya başlandı.

 

TİTO VE YUGOSLAV BİRLİĞİ

Tito döneminde Yugoslavya'nın siyasi sisteminin temel unsurlarından biri cumhuriyetler arasındaki dengeyi korumaktı.

Federal yönetim, farklı ulusal kimliklerin aynı devlet içerisinde varlığını sürdürmesini sağlamaya çalışıyordu.

Yugoslav vatandaşlığı ortak bir üst kimlik olarak öne çıkarılırken Sırp, Hırvat, Sloven, Makedon, Karadağlı ve Müslüman kimlikleri de anayasal ve siyasi sistem içerisinde varlığını sürdürdü.

Bu dönemde "kardeşlik ve birlik" anlayışı Yugoslavya'nın resmi siyasi söyleminin temel kavramlarından biri oldu.

 

AMAÇ, FARKLILIKLARIN ORTADAN KALDIRILMASI DEĞİL, FARKLI TOPLULUKLARIN AYNI FEDERAL SİSTEM İÇERİSİNDE YAŞAMASIYDI.

 

YUGOSLAVYA'DA EKONOMİK HAYAT

Yugoslavya'nın ekonomik sistemi Sovyetler Birliği'ndeki merkezi planlama modelinden farklıydı.

İşçi öz yönetimi sistemi kapsamında işletmelerin yönetiminde çalışanların temsil edildiği mekanizmalar oluşturuldu.

Devlet ekonominin önemli sektörlerinde belirleyici rolünü korurken işletmelerin çalışma biçiminde belirli ölçülerde özerklik bulunuyordu.

1960'lı ve 1970'li yıllarda Yugoslavya'da sanayi, turizm, ulaşım ve ticaret alanlarında önemli gelişmeler yaşandı.

Adriyatik kıyılarındaki turizm merkezleri özellikle Batı Avrupa'dan gelen ziyaretçiler için önemli tatil bölgeleri haline geldi.

Yugoslavya'nın Avrupa ile Sovyet dünyası arasında sahip olduğu özel konum, ekonomik ilişkiler açısından da ülkeye farklı imkanlar sağladı.

 

YUGOSLAVYA'DA GÜNLÜK HAYAT

Yugoslavya'da günlük hayat, diğer sosyalist ülkelerden bazı yönleriyle ayrılıyordu.

Vatandaşlar Batı Avrupa ülkelerine seyahat edebiliyor, yabancı ürünlere ve kültürel içeriklere diğer sosyalist ülkelere kıyasla daha kolay ulaşabiliyordu.

Yugoslav pasaportu uluslararası seyahat açısından dönemin birçok sosyalist ülkesine göre daha geniş imkanlar sağlıyordu.

Saraybosna, Belgrad, Zagreb, Ljubljana ve Üsküp gibi şehirlerde modern şehir hayatı gelişti.

Sinema, müzik, spor ve televizyon Yugoslav ortak kültürünün oluşmasında önemli rol oynadı.

 

YUGOSLAV SPORU VE KÜLTÜRÜ

Spor, Yugoslavya'nın ortak kimliğinin güçlenmesinde önemli araçlardan biri oldu.

Futbol, basketbol, voleybol, hentbol ve diğer spor dallarında Yugoslavya uluslararası alanda başarılı sonuçlar elde etti.

Basketbol özellikle büyük bir gelişme gösterdi ve Yugoslavya Avrupa'nın önemli basketbol ülkelerinden biri haline geldi.

Kültürel alanda da Yugoslavya'nın farklı bölgelerinden sanatçılar, müzisyenler ve yönetmenler ülke çapında tanınmaya başladı.

Saraybosna'nın 1984 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapması, Yugoslavya'nın uluslararası alandaki görünürlüğünü artıran önemli olaylardan biri oldu.

 

SARAJEVO 1984 KIŞ OLİMPİYATLARI

1984 yılında Saraybosna, XIV. Kış Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yaptı.

Olimpiyatlar Yugoslavya'nın uluslararası alanda tanıtımı açısından önemli bir organizasyondu.

Saraybosna çevresindeki dağlarda düzenlenen yarışlara dünyanın farklı ülkelerinden sporcular katıldı.

Organizasyon sırasında şehirde yeni spor tesisleri, ulaşım imkanları ve konaklama alanları geliştirildi.

Saraybosna'nın Olimpiyatlara ev sahipliği yapması, Bosna-Hersek'in Yugoslavya içerisindeki önemini de uluslararası kamuoyunda görünür hale getirdi.

 

TİTO'NUN ÖLÜMÜ

Josip Broz Tito, 4 Mayıs 1980 tarihinde hayatını kaybetti.

Tito'nun ölümü Yugoslavya'nın siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Tito döneminde güçlü merkezi otorite tarafından dengelenen cumhuriyetler ve özerk bölgeler arasındaki ilişkiler, onun ölümünden sonra daha karmaşık hale geldi.

Yugoslavya'nın siyasi sistemi Tito'nun ardından kolektif liderlik esasına dayanan bir yapıyla devam etti.

Federal yönetim, cumhuriyetler ve özerk bölgeler arasındaki güç dengesi ise zaman içerisinde daha fazla tartışma konusu haline geldi.

 

1980'Lİ YILLARDA YUGOSLAVYA

1980'li yıllarda Yugoslavya ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Dış borçların artması, enflasyon, işsizlik ve bölgeler arasındaki ekonomik farklılıklar ülkenin gündemindeki önemli sorunlar arasında yer aldı.

Slovenya ve Hırvatistan gibi daha gelişmiş cumhuriyetlerle ülkenin daha az gelişmiş bölgeleri arasındaki ekonomik farklar siyasi tartışmalarda daha fazla öne çıkmaya başladı.

Aynı dönemde cumhuriyetlerin federal yönetim karşısındaki yetkileri ve Yugoslavya'nın gelecekte nasıl yönetileceği konusunda farklı görüşler ortaya çıktı.

Bu dönemde siyasi ve ekonomik tartışmalar giderek daha belirgin hale geldi.

 

YUGOSLAVYA'NIN TARİHSEL MİRASI

Yugoslavya, XX. yüzyıl boyunca Balkanlar'ın siyasi haritasında önemli bir yere sahip oldu.

Krallık döneminden sosyalist federasyona kadar farklı yönetim biçimlerinden geçen ülke, Güney Slav halklarının büyük bölümünü aynı devlet çatısı altında bir arada tuttu.

Bosna-Hersek de bu yapı içerisinde önemli bir konuma sahipti. Ülkenin çok uluslu ve çok dinli yapısı Yugoslav federal sisteminin en belirgin örneklerinden birini oluşturdu.

Tito döneminde geliştirilen federal yapı, ekonomik sistem, "kardeşlik ve birlik" politikası, Bağlantısızlar Hareketi ve Yugoslavya'nın kendine özgü sosyalist modeli ülkenin XX. yüzyıl tarihindeki temel özellikleri arasında yer aldı.

 

1980'li yılların sonuna gelindiğinde ise Yugoslavya'nın siyasi, ekonomik ve toplumsal yapısında ciddi sorunlar birikmiş durumdaydı.

 

Bu dönemde yaşanan gelişmeler Yugoslavya'nın sonraki yıllardaki tarihini belirleyecek siyasi değişimlerin zeminini oluşturdu.

Yugoslavya